HAKKIMIZDA

HAKKIMIZDA

Bizim hakkımızda aşağıda hocamıza mektup şeklinde gönderdiğimiz ” bayilik hikayemizi” okumanız şimdilik yeterli olacaktır diye düşünüyoruz.

Sağlığınız daim olsun.

Muhterem Hocamız Sn Prof Dr İbrahim Adnan SARAÇOĞLU;

Öncelikle çalışmalarınızın insanlık adına fayda odaklı olması bizi çok derinden etkilemektedir. Uzun yıllardır takipçiniz olmaktan memnuniyet duymakta; bunu bir ayrıcalık olarak görmekteyiz. Bu takipçiliği bayilik alarak daha yakından yapma isteği ile somutlaştırmış olduk. Çalışmalarınızda en çok önem verdiğiniz tohum mücadelesi (sizin açıklamalarınızla ki bunu cehd olarakta görmekteyiz …) konusunda da gerçekten bizlerde bir şeyler yapmak istiyoruz. Bunu sizinle yüz yüze görüştüğümüzde de vurgulamıştık. Bu arada bizi orada kabul ettiğiniz için de çok teşekkür ederiz. Bizim için sizinle geçirdiğimiz o bir saatin çok ehemmiyeti var. İnanın o bir saati biz saatlerce anlatıyor bitiremiyoruz.     –Moral - Motivasyon böyle bir şey olsa gerek- 

Biz epey ısrarcı olduktan sonra bayiliği almış olduk. Bu konuda işi ciddiye aldığınızı baştan fark ettik. Her önüne gelene bayilik, FRANCHISE verilmediğini anlamış olduk. Sizinle görüştüğümüzde de ürünlerin her şeye iyi gelir diyerek herkese satılmaya çalışılmasının da haram kazanç elde etmekle eş değer olduğunu sizden duyunca bir hayli memnun kaldık. Biz sizin OTACI KÜLTÜRÜNÜ canlandırma konusundaki hassasiyetinize, ANADOLU  TOPRAKLARI’nın önemini anlatmadaki heyecanınıza her daim şahit olduk ve hâlâ olmaktayız.

Sayın hocam; bizlerin samimiyetini sizinle görüşmemiz esnasında fark ettiğinizi ve öğretmen olmamızın da sizin için ayrı bir ehemmiyet arz ettiğini sizden anlamış olduk. Biz bu işe çok güçlü bir ekonomi ile başlayamadığımızı bildirerek –öncesinde eğitim danışmanlık şirketi kurmamızdan dolayı- belki de bahaneler öne sürdük. Ama biz o kadar motive olmuştuk ki -bu işe girerken çok ısrar etmemiz de bundan dolayı- sizinle görüşünce bu motivemiz inanılmaz bir şekilde arttı ve öyle bir moralle sizin yanınızdan çıktık ki anlatamayız. Bize o kadar samimi o kadar olumlu yaklaştınız ki biz inanın o kadar beklemiyorduk. Sonuçta siz bizi tanımıyordunuz, ticari bir zeminde, ticari kurallar etrafında konuşma yapacaktık… Siz kısa zamanda o zeminin üstüne çıkarak esnek, yapıcı, çözüm odaklı ve bizi onure edici yaklaşımınızla bize kapılar açtınız, çok teşekkür ederiz. Allah biliyor açtığınız kapı bizim için o kadar önemli ki, beklediğimizin fazlasını almış olduk sizden. Bu ticari anlamda bir kapı aralama değil yanlış anlamayın ; çaba ve gayretlerinizde bizi de yanınızda hissettiğinizi fark ettirmenizde, tohum mücadelesi dediğimizde size tohum vereyim demenizde, bölgeye açılın kolaylık sağlarız demenizde, hastalarla ilgili bir gün belirleyelim telefonla bizzat bizimle kendinizin görüşeceğini bize yansıtmanızda, piyasada yapılanların gerçek yüzünü samimiyetle bizimle güven ortamında paylaşmanızda, size çam sakızı çoban armağanı nispetinde getirdiğimiz doğal buğdayı takdim ederken ki memnuniyetinizde ve bu konuda bizi onure etmenizde, size hoca efendi dememize karşı çıkarak gönlümüzde bir kez daha yer etmenizde…..vs. Velhasıl sayın hocam biz Adana ekibi (hiçbir kuruluşa gruba bağımlı olmayan tüm gruplara kucak açan  Müslüman kimselerden oluşan bir ekip)  olarak sizin çaba ve gayretlerinizi aynel ve ilmel yakin olarak  gördük hakkal yakin olarak da görmek için sizin bize açtığınız kapılardan girmemiz gerekecek.

 

 

Değerli hocam siz bilgilerinizi aktarırken biz Kur’an’da geçen Hz. Adem kıssasını hatırlıyoruz. Hz Ademe Allah ‘ın (cc) isimleri öğretmesi kısmı ile sizin ilminiz arasında bir bağ kuruyoruz. Allahu Teala eşyanın hikmetlerinden sizin de ifadeleriniz de olduğu gibi size de bahşetmiş. Görüyoruz ki insanlar bu hikmete çok vakıf olmadıkları halde ezbere insanlara şifa dağıtmaya çalışıyorlar. Aslında bizde benzer bir şey yapmaktayız sizden öğrendiklerimizi  insanlara ezberden sunmaya çalışıyoruz fakat sizin bilgilerinizin, çalışmalarınızın temelini vurgulayarak  ve sizden bahsederek yapınca farklı bir yerde olduğumuzu da yabana atmıyoruz.  Otacı kültürünü, alternatif yaklaşımları her ne kadar tıp dünyası kabul etmese de geldiğimiz zamanda biraz biraz anlamaya başladılar sizin gibi işin ehillerinin vesilesi ile. Biz zaman zaman ismini vermeyeceğimiz bir çok alternatif tedavi yaklaşımlarla uğraşanlardan teklif aldık. Biz bu tip oluşumlara hep temkinli yaklaştık, pervasızca bir pazarlama mantığı olunca hep soğuk baktık. Çok değer verdiğimiz insanlar dahi uğraşmaya başladılar fakat Allaha çok şükür bu tip çalışmalara biz hiç bulaşmadık. İşte burada öyle bir şey oldu ki (Bütün bunlara rağmen) teklifleri kabul etmeyen bizler,  sizinle çalışma konusunda teklifi biz götürerek ısrarcı olduk. Burada da ayrı bir hikmet olsa gerek.

Hekim ile doktor arasındaki farkı hep anlatırsınız ya işte kilit noktalardan biri de bu. Doktor demişken sizin her fırsatta doktor kontrol ve önerilerini ihmal etmeyin deyişinizdeki nezaketi ve hoş görüyü de azımsamıyoruz. Bitkilerden bahsedilince lafı değiştiren, bırakın o saçma yöntemleri diyen doktorlara karşı  sizin her fırsatta esas olan modern tıptır, teşhisi ancak doktorlar koyar, hekim kontrol ve önerilerini ihmal etmeyin diyerek onları onure edişiniz apayrı bir duruş. Tabiî ki yüzlerce tıp doktorunun da sizin yöntemlerinizi veya otacı kültürünü önerdiğini de bilmekteyiz. İlminizin her şeye yetmeyeceğini hiç çekinmeden ve ezilmeden dik durarak söyleyişiniz bilim dünyasına bir mesaj olarak gitmektedir inşallah.